Menü
ANA SAYFA
AKTÜALİTE
EDiTÖRDEN
SALİHLİ SANAT DOSTLARI
AYIN KİTABINI TANIYALIM
R Ö P O R T A J L A R
RESİMLİ ŞİİRLER-ŞAİRLER
SPOR HABERLERİ
TÜRKİYE'Yİ TANIYALIM
Salihli-MANİSA ve Rotterdam-HOLLANDA
KARAKALEM-İLGİNÇ RESİM
YAZARLAR-Haber Portalı
V İ D E O L A R
L İ N K L E R
Ziyaretçi Defteri
GALERİ > Platform > Kadın >
İletişim : m.togamedya@hotmail.com
Arşiv-I ...... H A B E R L E R : 001-200
Arşiv-II .... H A B E R L E R : 201-341
Arşiv-III ... H A B E R L E R : 342-414
Arşiv-IV ... H A B E R L E R : 415-522
Arşiv-V ..... H A B E R L E R : 523-642
=> 523-OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN TOPRAKLARI
=> 523a-HOLLANDA DA 5O YIL
=> 524-TİYATRO GAZETESİ, ANADOLU TİYATRO ÖDÜLLERİNİ DAĞITTI
=> 525-SALİHLİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ'NE PROJE DESTEĞİ
=> -HİZMET ÇÖKELEKLİ ÇİFTÇİLERİN AYAĞINA GELDİ
=> 527-HTF MAKEDONYA'DA TEMASLARDA BULUNDUTESİ ARASINDA 2 TÜRKİYE, 9 HOLLANDA
=> 528-ELİTE GURUP TAN GÖRKEMLİ AÇILIŞ
=> 529-HOLLANDA SİVASLILAR PLATFORMU KAHVALTIDA BULUŞTURGİSİ AÇILDI
=> 530-ALAŞEHİR KÖPRÜSÜ 40 GÜNDE TAMAMLANDI
=> -OKUL YARARINA KERMES DÜZENLENDİ
=> 532-PEKÜNLÜLER DERNEĞİ YENİ YÖNETİCİLERİNİ SEÇTİ
=> 533-HOLLANDA DA YILIN EN İYİ SERGİ ÖDÜLÜ VERİLDİ
=> 534-BÜYÜK İKRAMİYE SİZ DE ÇIKABİLİR
=> -SALİHLİ’YE BU YAKIŞIR “SURESTO”
=> 536-BİNTEPELER’DE, ORGANİK ZEYTİNDE REKOR ÜRETİM
=> -EMLAK DANIŞMANLARI SERTİFİKALARINI ALDILAR
=> TOGA KÖYÜNDE TİYATRO (Japonya)
=> NUR'UN KAHRAMANI ABDÜLKADİR BALLI
=> 540-ADANA DEMİRSPOR’UN DÖNÜŞÜ MUHTEŞEM OLDU
=> KIZILTUG VE EKİBİ GÜVEN TAZELEDİ
=> KİTAP SICAKLIĞINDA
=> -ŞAİR HAKAN DİRGEN’İN İLK KİTABI “YARI YARIYA”
=> -SALİHLİ KAR ALTINDA
=> 545-HOLLANDA DA Kİ CUKURBAĞLILARIN ARABAŞI GECESİ
=> 546-UMUTLAR ÇİÇEK AÇSIN PROJESİ
=> 547-DERBİ MAÇINDA 2 KIRMIZI KART 2 GOL VARDI
=> 548-PARİSTE MİZAH DERGİSİNE SALDIRI 12 ÖLÜ
=> 549-AVRUPA OKULLARI SALİHLİ’DE BULUŞTU
=> -MERMER KESME MAKİNELERİ DONDU
=> -MİLLİ EGEMENLİK ORTAOKULU GİDİYOR, YENİYOR, GELİYOR!
=> 552-ROTTERDAM VERSAAR DERNEĞİNDE KONGERE
=> -MİLLİ EGEMENLİK “TEOG” TÜRKİYE BİRİNCİLİĞİNİ PAYLAŞTI
=> -BASKETBOL ANTRENÖRLERİ RAKİP OLDULAR
=> 555-SDH HEKİM SAYISI 74 OLDU
=> 556-EGE’DE ‘PAMUK’ HASADI BAŞLADI
=> -DAYAN USTA, GÖNLÜMÜZ SENİNLE
=> -AKTAR DEYİP GEÇMEYİN!
=> 559-LOJİSTİK KÖY PROJESİ
=> 560-HOLLANDA ÇOCUK PARASINI KESTİ
=> 561-AYBÜKE KADIN KOLLARI
=> -GÜZEL SANATLAR AKADEMİSİ ÖĞRENCİLERİ
=> -HOLLANDA BEŞİKTAŞLILAR DERNEĞİ
=> -BAŞSAVCI İLYAS YAVUZ'U ŞİİRLERLE UĞURLADILAR
=> 565-HTF UYGUR TÜRKLERİNİ UNUTMADI
=> 566-KÖPRÜBAŞI-BORLU SEYAHATİ
=> -HOLLANDA'DA 50 YIL
=> -EŞİM ÖLMÜŞ KADAR ÜZÜLDÜM
=> 569-STRAZBRUG "AİHM" ERMENİ SOYKIRIMI DAVASINA TANIKLIK ETTİLER
=> 570-İNGİLİZCE EĞİTİME DE EL ATTI..!
=> -CDA ADAYI MUZAFFER ÇETİN BASINLA BULUŞTU
=> -GROENLİNKS ADAYLARI GÖRÜCÜYE ÇIKTI
=> -SAMSUNLU ÖĞRENCİLER HOLLANDA'DA
=> 574-SAĞLIKLI YAŞAM SEMİNERİ BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ
=> 575-HOLLANDA TÜRKMEN KONFERANSI YOĞUN
=> 576-DAR GELİRLİ AİLENİN ÇOCUĞU OKUMASIN MI?
=> 577-SHD ACİLİNE İKİNCİ UZMAN HEKİM GELDİ
=> 578-ANTAKYA'DA ŞİİR VE ÖYKÜ SICAKLIĞI
=> -GURBETÇİ ŞAİRLER ŞİİRE DOYDU
=> 580-SALİHLİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ ÇEK CUMHURİYETİ'DESAL DESTEKLEMELERİ AÇIKLADI
=> 581-MEVKA, HOLLANDA'DA GİRİŞİMCİLERİ BİLGİLENDİRDİ
=> 582-ÇILGIN TÜRK; HOLLANDA'DA ÇANAKKALE MÜZESİ AÇIYOR
=> -EHL-İ KEYF FASIL GECESİ DOLDU TAŞTI
=> 584-ÖZEL SALİHLİ HASTANESİ HALK EĞİTİM MERKEZİNİ ZİYARET ETTİ
=> -SALİHLİLİ İŞADAMLARI İSTANBUL MAKİNE FUARINDA
=> -ÇOCUKLUĞUMUZDAKİ "GÜVERCİNLER" GÜZELLİK YARIŞMASI
=> 587-HOLLANDA KARAMANLILAR FEDERASYONU KURULDU “ZEYTİNDE REKOLTE ÜZDÜ FİYATLAR YÜZ GÜLDÜRDÜ”
=> 588-ANIMALIA İSTANBUL FUARI ZİYARETÇİLERİNİ AĞIRLADI
=> HOLLANDA TÜRK FEDARASYON SLON FUTBOLURSAL TURİZM KONULU FORUM DÜZENLENDİ
=> 590-TÜRKÇE DERSLERİ İÇİN 52 BİN İMZA MECLİSTE
=> -SALİHLİ’DE 576 KURSİYER HİJYEN EĞİTİMİNİ TAMAMLADI
=> -BİR BAŞBAKAN İKİ ANI
=> -SOMA’YI 3-2 YENEN SALİHLİ MASTERLER
=> -FUTBOLCU OSMAN ARPACIOĞLU MASTERLER MAÇINDA
=> -DOSTLARINDAN SEDAT GÜNAY'A PASTALI KUTLAMA
=> 596- SALİHLİ ANADOLU LİSESİ OKUL AİLE BİRLİĞİ KERMES DÜZENLEDİ
=> -SALİHLİ DEVLET HASTANESİ’NE 3.NÖROLOJİ UZMANI
=> -HALK EĞİTİMİ MERKEZİ’NDE “DÜNYA KADINLAR GÜNÜ” KUTLANDI
=> 599-BÖYLE OLUR SAĞLIKÇILARIN BİRLİKTELİĞİ
=> 600-PLATFORM VE KADIN DERGİSİ’NİN ACILI GÜNÜ
=> -DEVE GÜREŞİNİ ON BİNLER İZLEDİ
=> -ANADOLU PARTİSİ HOLLANDA’DA İLK TOPLANTISINI YAPTI
=> -HOLLANDA’DA TURANİ SOHBETLERİ
=> -HOLLANDA’DA “UYUŞTURUCU PARASI” BAKANINI İSTİFA ETTİRDİ
=> -HOLLANDA’DA “BÜLENT TÜRKER 100.YIL DOSTLUK MÜZESİ” AÇILDI
=> - “SELAM BAHARA YOLCULUK” FİLMİ HOLLANDA’DA
=> - HOLLANDA EYALET MECLİSİ SEÇİMLERİNE KATILIM ÇAĞRISI
=> -TEDAVİ OLMAZSA BACAKLARINI KAYBEDECEK
=> 609-SÜRPRİZ DENİLEN ŞEY BÖYLE OLUR !
=> -2 MİLYON ÖĞRENCİ YÜKSEK ÖĞRETİME GEÇİŞ SINAVI’NA (YGS) GİRDİ
=> - TIP BAYRAMINI FARKLI KUTLADILAR
=> -KİTAP FUARINDA; “İKİ YAZAR ARASI YÜZ ÇOCUK”
=> -İSTİKLAL MARŞI’NIN KABÜL GÜNÜ SHEM’DE KUTLANDI
=> -BALAD VAKFI; ELLİ YILLIK GÖÇ TARİHİNDE BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİ
=> 615-SALİHLİ ANADOLU LİSESİ OKUL AİLE BİRLİĞİ KAHVALTI GÜNÜ DÜZENLEDİ
=> -HOLLANDA EYALET SEÇİMLERİ VE SONUÇLARI
=> 617-ÜÇ GÜNLÜK ANKARA
=> -A MİLLİ TAKIM HOLLANDA MAÇINA HAZIRLANIYOR
=> -NAZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİ’NDE “ZEYBEKLİK”
=> -KUTLU DOĞUM VE MAİDE-İ KUR’AN PROGRAMI
=> -ROTTERDAM YURTTAN SESLER KOROSU’NUN BAHAR KONSERİ
=> -AVRUPA YAŞLANMA KURULTAYI HOLLANDA’DA YAPILACAK
=> -MİLLİ EGEMENLİK ORTAOKULU MADALYALARI TOPLADI
=> -ENSCHEDE’DE KÜLTÜR GECESİ
=> -UTRECHT’TE YILDIZDOĞAN RÜZGARI
=> -DORDRECHT’TE ÇANAKKALE ZAFERİNİN 100.YILI
=> 627-SANAT DOSTLARI 12. BİZİM ECE ŞİİR ŞÖLENİNE HAZIR
=> -51. KÜTÜPHANELER HAFTASI SALİHLİ’DE DE KUTLANIYOR
=> -SANAT DOSTLARINDAN BAŞSAVCISI ALİ RIZA SAN’A “HOŞGELDİN” ZİYARETİ
=> -DEVLET HASTANESİNE 3. BEYİN CERRAHI GELDİ
=> ASKED İZMİR; 1. BAHAR ŞİİR ŞÖLENİ YAPILDI
=> 632-SALİHLİ; MİSAFİRLERİNİ KARŞILAMAYA HAZIR
=> AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ SALİHLİ’NİN YÜZAKI OLMA YOLUNDA
=> HOLLANDA PEKÜNLÜLER DERNEĞİ’NDE DEVİR TESLİM
=> ŞAİRLER YÖRÜK ÇADIRINDA BULUŞTU!
=> MERKEZ BANKASI ESKİ BAŞKANI DURMUŞ YILMAZ TÜRK FEDERASYON’DA
=> 637-ŞİİR ŞÖLENİNDE ŞAİRLER GEÇİDİ YAŞANDI
=> HOLLANDA TÜRK FEDERASYON’DA KUTLU DOĞUM SEMİNERİ
=> SALİHLİ ANADOLU LİSESİ ÖĞRENCİLERİ İTALYA’DA
=> 100. YILDA ERMENİ MESELESİ
=> 1 MAYIS ULUSLARARASI İŞÇİ VE EMEKÇİ BAYRAMI
=> 642-DİYARDAN DİYARA “GÜNEY DOĞU ANADOLU”
Arşiv-VI . H A B E R L E R : 643 - 800
Arşiv-VII. H A B E R L E R : 801-1101
Arşiv VIII. H A B ERLE R: 1102-1500
Arşiv-IX. H A B E R L E R: 1501-1850
Arşiv-X.. HABERLER: 1851-2150
Arşiv-XI.. HABERLER: 2151-3051
 

TOGA KÖYÜNDE TİYATRO (Japonya)

         


TOGA KÖYÜNDE TiYATRO TADASHİ SUZUKİ VE SCOT
                   (Suzuki Company of Toga)

 


Tadashi Suzuki’nin kişiliği, oyunculuk tekniği ve tiyatrosu, etrafında birçok söylenti, tartışma ve gizem barındırıyor. Bunların her biri ayrı ayrı ve uzun uzadıya ele alınabilecek, ancak birbirinden bağımsız anlaşılamayacak konular diye düşünüyorum. Bu yaz Toga’da Suzuki ve kumpanyası ile çalışma fırsatı buldum ve sürdürdüğüm pratiğim, okuduklarım ve düşündüklerim her üç konuda da berraklaştı.

 

Fatih Gençkal // 26 Aralık 2014 // Haber Merkezi // 538

JAPONYA: Tokyo’dan 4 kez tren değiştirip, sonunda da günde sadece iki sefer yapan otobüslerden birine binip toplam 5,5 saatte Toga’ya vardım. Otobüsün bizi indirdiği yerde bizi eğitmenlerimizden biri olacak olan Kameron Steele ve SCOT (Suzuki Company of Toga) oyuncularından Aki Sato-Johnson karşıladı ve odalarımıza yerleştirdi. Suzuki, yemyeşil ağaçlarla kaplı sıradağların arasındaki bir vadiye kurulu Toga köyünde bundan otuz yedi yıl önce ilk çiftlik evini satın almış ve kumpanyası ile buraya taşınmış. Şu an ise burası ikisi açık hava olmak üzere beş adet tiyatroya, konukevlerine, kafe ve yemekhanelere, toplantı salonlarına ve stüdyolara ev sahipliği yapan kocaman bir kampüs görünümünde. İlk akşamımızda biz Suzuki Oyunculuk Eğitim Metodu Atölyesi katılımcıları için bir davet verdi Tadashi Suzuki. Tüm yemekleri ve içkileri hazırlayan, sunan ve etrafı düzenleyenler ise SCOT oyuncularıydı. Bu davetlerden bizim orada olduğumuz üç hafta içinde 4 tane daha gerçekleşecekti. Orada bulunduğumuz süre zarfında oranın kıymetli misafirleri olduğumuz bize sürekli hissettirildi. Tüm ekip aynı misafirperverliği oradaki son haftamızda o küçücük köyü dolduran yüzlerce festival seyircisine de gösterecekti.
Bunlardan bahsetmemin ve daha da bahsedecek olmamın nedeni Toga’nın Suzuki eğitiminin ortaya çıktığı dünya olması ve hem bu eğitimin hem de Suzuki’nin tiyatrosunun bu dünyadan ve bu dünyanın kendine özgü kültüründen ortaya çıkmış olması. Tiyatro yapma pratiği için bir kumpanyanın nasıl işleyeceği kritik önemde bir meseledir. Bilinçli olarak farkında olunmasa ya da çoğu kez verili alınsa bile yapılan işi belirleyen temel unsurlardan biri bir kumpanyanın işleyiş biçimidir. Suzuki tüm dünyaya gerek eğitim metoduyla, gerekse onun gramerinin hüküm sürdüğü Toga tiyatro köyü pratikleriyle bunun paha biçilmez bir örneğini veriyor. Suzuki eğitimi, birçok yerde okunabileceği gibi, temelde oyuncunun hayvansal enerjisiyle bağ kurması ve onu açığa çıkarmasıyla ilgilenir. Bunu Japonca’da kata denilen ve özellikle dövüş sanatlarının belirleyici özelliklerinden olan, birçok kez tekrar edilen formlar ve egzersizler yoluyla yapar. Hem fiziksel hem de zihinsel olarak zorlayıcı bu egzersizler aslında oyuncunun turnusol kağıdıdır: oyuncunun, oyunculuğun gerektireceği en temel ifade becerilerine sahip olup olmadığının testi. Nasıl bir sporcu kendi branşında belli yarışmalara katılmak için belli bir yeterlilikte olmalı ise Suzuki için de oyuncu, bedenini ve konuştuğu sözcükleri kullanarak seyirci topluluğunu ruhsal olarak harekete geçirebilecek yeterlilikte olmalıdır. Eğitimin temel amacı bunu sağlayacak nefes, ağırlık merkezi ve enerji kontrolü gibi ‘görünmeyen’ özellikleri geliştirerek hayvansal enerjiyi en etkin biçimde kullanabilme becerisini oyuncuya kazandırmaktır. Suzuki sık sık oyuncuları sporculara benzetir. Seçtiği yaşamın sürekli bir gerçeği olan belirsizlik içinde oyuncu –ya da sanatçı- kendine bir devamlılık yaratmalıdır. Gerçek ilhamın ya da kaçırılmaması gereken anların ne zaman geleceği belli değildir belki, ama oyuncu –ya da sanatçı, ya da sporcu- o ‘an’ geldiğinde onu beceriyle işlemeye hazır olmalıdır. Eğitimin bize vadettiği, onu sahne üzerinde hatırlama ya da kullanma becerisi değil, onun verdiği bedensel ve zihinsel duyarlılıklar sayesinde sahne üzerinde onu unutup gerçek anlamda anın içinde olabilmektir. Nasıl üst düzey sporcular, müsabakalardaki en zor anların dahi beceriyle altından kalkacak düzeye gelmek için her gün antrenmanlarında o anların benzerleri üzerinde çalışıyorsa, oyuncu da ancak sahne üzerinde olmayı gerçekten pratik ettiği sürekli bir eğitimle belli ‘görünmeyen’ özellikleri bedenine sindirebilir.

Toga’daki hayatın en göze çarpan öğelerinden biri sürekli olarak değişen planlar ve programlar. Her an bir çalışmanın, provanın, yemeğin saati ya da yeri değişebilir, belli şekilde planlanmış aktiviteler başka şekillerde gerçekleşebilir. Bu durum, orada yaşayan hiç kimse için işlerin sorunsuz yürümemesini mazur gösterecek bir bahane değil ne var ki. Her şey sürekli değişiyor ve herkes her an tümüyle değişimin içinde var olabiliyor. Bu, aklıma Robert Wilson’un performans esnasındaki beklenmedik anlara ve hatalara ilişkin şu sözünü getiriyor: ‘Hata diye bir şey yoktur. Yaptığın her şey oyunun ta kendisidir.’ Gördüğüm kadarıyla Suzuki’nin tiyatro mabedi Toga böyle işliyor. Bu ortamda oyuncular –kendim oyuncu olduğum için onlardan bahsediyorum, yoksa diğer herkes de öyle- sürekli olarak yapmaları gereken şeyler için hazırlar –bu eğitim çalışması, yemek hazırlamak, yemek yemek, prova yapmak ya da öngörülmeyen başka bir şey olabilir. Bu, kumpanyanın işleyişinin temel dinamiği olan birey ile grubun istekleri arasındaki sürekli müzakere halini düşündürüyor bana. Tüm ekip üyeleri ilk bakışta tüm bireyselliklerini yitirmiş, sadece ekip için var gibi görünüyorsa da bunun daha çok egoların müthiş bir beceriyle yapılan işin bütününe vakfedilmesi olduğunu hem oyuncuların günlük yaşamında hem de sahnede görmek mümkün. Bu şekilde hem oradaki yaşam alanlarındaki hem de sahnedeki tüm sorumluluğu birey ve ekip olarak ellerinde tutuyorlar. Suzuki’nin Toga’da kurduğu yaşamı ve tiyatrosunu Piero della Francesca’nın resim tanımı ile birlikte düşünüyorum: ‘yüzeylerin ve bedenlerin yerlerine göre hep daha küçük ya da daha büyük hale gelmesi…’ Size sahne üzerinde ömrünüzde gördüğünüz en heyecan verici anlardan bazılarını yaşatan bir aktörü yarım saat sonra bulaşıklarınızı yıkarken görebiliyorsunuz. Her an etrafınızdaki tüm SCOT üyelerini her şeyi yaparken görebileceğiniz gibi -hiçbir işin diğerini aksatmasına izin vermeden ve hepsine eşit değer vererek. Toga köyündeki hayatı bugün olduğu hale getirenin her şeyden önce bu kumpanyadaki insanların bizzat kendi el emekleri olduğunu böyle anlarda daha iyi anlıyorsunuz.

Çemberi Toga’daki hayattan çalışma stüdyosuna doğru daraltacak olursak çalışma alanının ve çalışmanın düzeni de yine ‘görünmeyen’ prensiplerle düzenlenmiş durumda. Çalışma alanına gösterilen saygı ve atfedilen kutsiyet, onu gündelik olandan ayrıştırıyor. O alan içinde herkes kişisel önceliklerini işin önceliklerinin hizmetine sunuyor. Ekip, eğitim çalışmalarında ikiye ayrılıyor. Stüdyonun içinde bulunulan sürede çalışanlar da izleyenler de aynı performansın parçası. Roller sürekli değişirken izleyen ve izlenen arasındaki gerilimi ayakta tutmak her iki tarafın da ödevi. Bu şekilde iki taraf da aynı zamanda birbirine yardım ediyor, çünkü odanın içindeki gerilimin kalitesi eğitimin kalitesini de belirliyor. Her çalışmada esasen performans pratik ediliyor. Provada da eğitimde de oyuncu becerisini ve eforunu sonuna kadar zorlayarak kendisini ve yaratımını ortaya koyuyor. Suzuki’nin bulunduğu provanın enerjisi, onun size yüklediği müthiş izleyici gerilimi ile bazen oyun enerjisinin bile ötesinde olabiliyor. Bu, kumpanyanın provalarında neredeyse elle tutulacak belirginlikte bir hal alıyor. SCOT provalarını herhangi bir performanstan ayırt etmemizi sağlayan belki de tek ayrıntı, Suzuki’nin mikrofondan duyulan, oyunculara not veren sesi. Oyuncular bu notları dinlerken ya da bir şeyleri tekrar tekrar yapmaları istenirken hiçbir şekilde sahne üzerindeki büyüyü bozacak en ufak bir jest yapmıyor, oyun gerçekliğinden çıkmıyor ya da rahatlama –hatta dinleme- belirtisi göstermiyorlar. Kalabalık bir sahnede tek bir oyuncunun tek bir cümlesi üzerinde on beş dakika çalışılırken çoğunlukla hareketsiz durmakta olan diğer oyuncuların ne dikkatinde ne de çalışan oyuncuya ve seyirciye verdikleri enerjide en ufak bir azalma hissediyorsunuz. Bunu, Suzuki’nin kumpanyası içinde kimseye nefes aldırmayan bir diktatör olduğuyla açıklamak yaygın bir eğilim, ancak yukarıda bahsettiğim izleyen-izlenen arasındaki –aslında tiyatro fikrinin özünde var olan- gerilimi düşündüğümüzde Suzuki’nin oyuncularına ne kadar yardım ettiğini anlamaya başlayabiliriz. Bu temel itkiyi, Suzuki’nin bulunmadığı provalarda oyuncuların cömertçe birbirlerine vermeye çalıştıklarını görebilirsiniz.

 

Suzuki’nin felsefesi ve tiyatrosuna ilişkin daha derinlikli bir tartışma başka bir yazının konusu. Ancak onun felsefesini, tiyatrosunu ve eğitim metodunu anlamaya Toga’dan başlayabiliriz. Ben bu yaz bu şansa sahip oldum ve bu yazıda oradaki gözlemlerimden bahsetmeye çalıştım. Bu eğitimi merak eden, ona inanan, onda derinleşmek isteyen herkes Toga’ya gitmeli oraları görmeli.

 

 …03.10.2013


 


Bugün 304806 ziyaretçi (750850 klik) kişi burdaydı!
 
Her Gün Yeni Bir Başlangıçtır.....Toga Medya.....2006 dan bu yana

“Düşünce, Aktüalite, Edebiyat”




TÜRKİYE
 
Copyrigt 2014 ..... Her Hakkı Saklıdır ..... Design by TogaMedya
Sitemizde yayınlanan haberler kaynak gösterilmeden kullanılamaz. info@togamedya.net ve mustafa_toga@hotmail.com E-mail adresinden bize ulaşabilirsiniz…